Red Dead Redemption 2: Başlangıç ve Hikaye Rehberi

Red Dead Redemption 263 views7 favorites6 min readby CerasmorganUpdated 30 MayView on Steam ↗

Neden Bu Rehber?


Açık konuşmak gerekirse Red Dead Redemption 2'yi tam 10 kez bitirdim, şu an 11. kez tekrardan başladım ve 90/90 mücadelelerin her birini bizzat tamamladım. İnanır mısınız, yüzlerce saate rağmen hala oyunda yeni detaylar keşfetmeye devam ediyorum. Bu oyun benim için bir tutku halini aldı. Eğer bu oyunun muazzam dünyasına ilk kez adım atıyorsanız ya da oyuna yeni başlayıp "Nereden başlasam, ne yapsam?" diye düşünüyorsanız, doğru yerdesiniz. Size spoiler vermeden, hikayenin temelini ve oyunda hayatta kalmanız için gereken en önemli ipuçlarını kendi tecrübelerimle harmanlayarak anlatacağım. Hazırsanız Vahşi Batı'ya yolculuğumuz başlıyor :D

Hikayenin Temeli (Spoiler Yok)

z
Yıl 1899. Vahşi Batı'nın artık son günleri yaşanıyor. Kanun adamları, Amerika'da kalan son kanun kaçağı çetelerini birer birer avlamaya kararlı. Teslim olmayanlar ya da direnenler acımasızca yok ediliyor.

Biz bu hikayede, Van der Linde çetesinin en sadık ve kıdemli üyelerinden biri olan Arthur Morgan'ı kontrol ediyoruz. Blackwater kasabasında işler fena halde ters gittikten sonra çetemiz kaçmak zorunda kalıyor. Peşimizde federal ajanlar ve ülkenin en iyi ödül avcıları varken hayatta kalmak, çeteyi bir arada tutmak ve doğanın çetin şartlarıyla başa çıkmak zorundayız.

Bu şekilde sadakat, ihanet, değişen bir dünyada Van der Linde çetesinin hayatta kalma çabasını görüyoruz.

Van der Linde Çetesi


Van der Linde çetesi, 1877 yılında Dutch van der Linde ve Hosea Matthews tarafından kuruldu. 1877'de Dutch ve Hosea'nın yollarının kesişmesiyle kurulan bu çete, sıradan haydutların aksine kendi kuralları ve idealleri olan, özgürce yaşamak isteyip sığındıkları bir kamp haline gelmiştir.

Kampta geçirdiğiniz vakit boyunca bu insanlarla derin bağlar kuracaksınız. Kamp ateşinin etrafında dönen muhabbetler, karakterler ile olan bağlarınızı artıracaktır. İşte Van der Linde çetesi;

Dutch van der Linde: Çetenin karizmatik, idealist ve hitabet yeteneği inanılmaz güçlü olan lideri. Çete üyeleri için bir liderden çok, bir baba figürüdür. Başınız ne kadar derde girerse girsin, onun her zaman bir planı vardır.

Hosea Matthews: Çetenin beyni ve Dutch'ın en yakın dostudur. Silahlardan ziyade zekasıyla, tecrübesiyle ve tatlı diliyle iş bitirmeyi sever. Kamptaki en aklı başında adamdır.

Susan Grimshaw: Çetenin ve kampın asıl gizli patronu desek yeridir. Kamptaki düzeni o sağlar ve kamptaki kadınlardan sorumludur.

Arthur Morgan: Dutch'ın sağ kolu ve çetenin en güvendiği adamdır. Sert, bazen acımasız ama içten içe kendi kuralları ve onuru olan bir haydut. Çetenin hayatta kalması için en ağır yükleri hep o omuzlar.

John Marston: Çetenin genç adamlarından diyebiliriz. Arthur ile aralarında hep bir rekabet ve abi-kardeş ilişkisi vardır. Kendi içsel sorunlarıyla ve kurduğu küçük ailesiyle (Abigail ve Jack) ilgilenmektedir.

Abigail Roberts: John Marston'ın eşi ve küçük Jack Marston'ın annesi. Çetenin en güçlü, ne istediğini bilen ve lafını esirgemeyen kadınlarındandır. Ailesini korumak için her şeyi yapar.

Jack Marston: John ve Abigail'in küçük oğlu. Çetenin neşesi ve neredeyse kamptaki herkesin gözbebeğidir. Bu vahşi dünyada büyümeye çalışan masum bir çocuktur.

Charles Smith: Çeteye nispeten sonradan katılan ama muazzam bir iz sürücü, avcı ve dövüşçü olan karakter. Çetenin en dürüst, güvenilir ve adaletli üyelerinden biridir.

Sadie Adler: Hikayenin hemen başında çeteye dahil olan, intikam ateşiyle dolu korkusuz bir kadın. Zamanla tam bir ölüm makinesine ve çetenin en sadık silahşorlarından birine dönüşür.

Micah Bell: Çeteye son katılanlardan biri. Acımasız, sağı solu belli olmayan ve tetik çekmekten asla çekinmeyen tekinsiz bir adam. Çetedekilerle arası pek iyi değildir.

Bill Williamson: Eski bir asker. Güçlü, dayanıklı ve sadık bir savaşçıdır ancak çabuk agresifleşir ve bazen fevri kararlar verir.

Javier Escuella: Meksikalı bir devrimci ve mükemmel bir silahşor. Dutch'ın ideallerine son derece sadıktır. Kampta gitar çalıp şarkı söylemeyi sever.

Lenny Summers: Çetenin en genç ve en zeki üyelerinden biri. Arthur'un kampta en sevdiği ve en güvendiği çocuklardandır. Genç yaşına rağmen çok yeteneklidir.

Sean MacGuire: Çetenin bitmek bilmeyen enerjisi ve geveze İrlandalısı. Sürekli konuşur, şaka yapar ama çatışma çıktığında da gözünü kırpmaz.

Josiah Trelawny: Çetenin en gizemli, en janti ve gösterişli üyesi. Tam bir sihirbaz, illüzyonist ve dolandırıcıdır. Kampta sürekli kalmaz ve canı istediğinde ortadan kaybolur, canı istediğinde ise çeteye muazzam paralar kazandıracak büyük soygun tüyolarıyla çıkagelir. Ağzı çok iyi laf yapar ve her kapıyı açmayı bilir.

Uncle (Dayı): Tembelliğiyle ve bitmek bilmeyen Lumbago hastalığı bahanesiyle meşhur, çetenin en eski emektarlarından biri. Pek iş yapmaz ama kampın neşesidir.

Mary-Beth Gaskill: Kitap okumayı, aşk romanları yazmayı seven, çetenin en kibar ve temiz kalpli kadınlarından biri. İnsanları dinlemeyi çok iyi bilir.

Tilly Jackson: Eski bir haydut çetesinden kaçıp gelen, cana yakın, çalışkan ve kampın ayakta kalmasına büyük katkı sağlayan bir kız.

Karen Jones: Hem içmeyi hem de silah kullanmayı çok iyi bilen, sahnede rol yapma yeteneği gelişmiş soygunlarda kilit rol oynayan cesur bir kadın.

Leopold Strauss: Avusturyalı çete tefecisi. Çetenin finansal işlerine ve defter tutma süreçlerine bakar. Çaresiz insanlara borç vererek çeteye para kazandırır.

Simon Pearson: Çetenin aşçısı ve eski bir denizci. Avladığınız hayvanların etlerini ve derilerini götürdüğünüz, kamp geliştirmelerini yaptığınız adamdır.

Molly O'Shea: Dutch'ın sevgilisi olan İrlandalı bir kadın. Kendini kamptaki diğer işçi kadınlardan biraz soyutlar ve Dutch'ın ona olan ilgisini kaybetmekten korkar.

Reverend Swanson: Eski bir din adamı. Yaşadığı sorunlar yüzünden kendi dünyasında kaybolmuş olsa da Dutch'ın geçmişte hayatını kurtarması sebebiyle çetenin bir parçasıdır.

Kieran Duffy: Eski bir O'Driscoll çetesi üyesi. Çeteye zorunlu olarak katılmıştır ve kendini kanıtlamaya çalışır. Atlardan çok iyi anlar.

Bu isimlerin hiçbiri sadece arka planda bekleyen cansız npc'ler değildir. Kampa her döndüğünüzde mutlaka ateşin etrafına oturun, kendinize bir kahve doldurun ve muhabbetlere kulak verin. Görevler dışında çete üyeleriyle vakit geçirmek, Red Dead Redemption 2'yi sıradan bir oyundan çıkarıp yaşayan, nefes alan bir şahesere dönüştüren en büyük detaylardan biridir.

Altın Değerinde Tüyolar


Vahşi Batı acımasızdır ama kurallarını bilirseniz bu dünya sizin oyun alanınız olur. Yüzlerce saatlik tecrübelerime dayanarak, oyuna yeni başlayanların hayatını kurtaracak en kritik taktikleri buraya bırakıyorum;

Acele Etmeyin, Yaşayın: Red Dead Redemption 2 görevden göreve koşacağınız bir oyun değildir. Haritada gezin, rastgele olaylara müdahale edin ve yan görevleri yapın. Kamp ateşinde çeteyle kahve için. Oyunun ruhu detaylarda gizlidir.

Atınız Sadece Bir Araç Değildir: Atınızla bağ kurmak (onu sevmek, fırçalamak, beslemek) can ve dayanıklılık barlarını artırır. Ayrıca çatışmalarda atınızın korkup sizi sırtından atma ihtimalini düşürür. Yanınızda daima at canlandırıcısı (Horse Reviver) bulundurun, yoldaşınızı kaybetmek istemezsiniz.

Silahlarınıza İyi Bakın: Silahlarınız kirlendikçe hasarı, menzili ve doldurma hızı düşer. Çatışmanın ortasında silahınızın az hasar vermesini istemiyorsanız, Gun Oil (Silah Yağı) ile düzenli olarak temizleyin.

Onur (Honor) Sistemi Her Şeydir: Yaptığınız iyilikler ve kötülükler Arthur'un onur seviyesini belirler. Yüksek onur size mağazalarda %50'ye varan indirimler sağlar ve hikayenin gidişatını, hatta Arthur'un günlüğüne yazdığı yazıları bile değiştirir. Yolda gördüklerinize selam vermek (Greet) onur kasmak için en kolay yoldur. Düşük onurlu olursanız ise npc'leri soyarak onlardan değerli eşyalar çalabilirsiniz ve mağazarlardan ise %100'e varan indirim alabilirsiniz :D

Loot Yapmayı Unutmayın: Ölen düşmanların üstlerini mutlaka arayın. Sadece para değil, altın dişler, değerli yüzükler ve en önemlisi tonik/mermi düşürürler.

Mücadeleler (Challenges) ve Gelişim: Oyunda 90 adet mücadele bulunuyor ve bunlar can, dayanıklılık, Dead Eye barlarınızı kalıcı olarak artırmanızı sağlıyor. Özellikle Keskin Nişancı (Sharpshooter) veya Haydut (Bandit) gibi zorlu görev serilerinde takılırsanız, tüm 90/90 mücadeleleri adım adım tamamladığım rehber videoları için Cerasmorgan YouTube kanalıma göz atabilirsiniz!

ÖNEMLİ NOT


Buraya kadar okuyup Vahşi Batı macerama ortak olduğunuz için çok teşekkür ederim :)

Bilmenizi isterim ki bu rehberdeki her bir kelime, sağdan soldan kopyalanmış bilgiler değil. Oyunda geçirdiğim yaklaşık 800 saatin, 11. kez başlayışımın ve Cerasmorgan YouTube kanalımda hazırladığım içeriklerin bizzat bana kattığı şahsi tecrübelerdir. Yani herşey tamamen bana aittir.

Oyundaki 51/51 tüm başarımları (achievements) bizzat fullemiş bir oyuncu olarak, eğer bu başlangıç rehberi sizlerden güzel bir destek görürse, ileride çok daha detaylı bir %100 Başarım Rehberi hazırlamayı planlıyorum.

Eğer bu rehber az da olsa işinize yaradıysa, yukarıdan Beğen butonuna basmayı, rehberi Favorilerinize eklemeyi ve Steam Ödüllerinizi eksik etmeyin. Desteğiniz benim için çok değerli :)

Vahşi Batı'da yolunuz açık, onurunuz yüksek olsun. Youtube'da görüşmek üzere :D

This guide was created by its original author on the Steam Community. Are you the author and want it removed? Request removal.